kayısıBilimsel adına (Prunus armeniaca L. veya Armeniaca vulgaris Lam.) bakılarak başlangıçta anavatanının Ermenistan olduğu zannedilen kayısı, daha sonra yapılan araştırmalarda bu meyve türünün yayılma alanının Orta Asya'dan Batı Çin'e kadar uzandığını ortaya koymuştur.

Bugün Malatya ve Ermenistan dışında, Çin’in kuzey ve kuzey-doğu dağlık alanları, Sinkiang bölgesindeki Tiyan-Şan ve Altay Dağları ile Orta Asya ve Mançurya’yı içine alan çok geniş bir bölgenin kayısının anavatanı olduğu bilinmektedir.
Çin, Orta Asya ve Yakın Doğu olmak üzere kayısının üç gen merkezi bulunmaktadır. Kayısı, anavatanı olan Çin'de Milattan üç bin sene öncesinden beri bilinmekteydi.

Büyük İskender’in Asya Seferleri sırasında (M.Ö. 330-323) İran ve Transkafkaslar üzerinden kayısı önce Anadolu’ya getirilmiştir. Yukarıdaki tarihi bilgiler kayısının Anadolu'da yaklaşık iki bin yıldan fazla bir geçmişinin olduğunu göstermektedir.
Anadolu'dan Batıya yayılışı M.Ö. I. yüzyılda olan kayısı, Romalıların Anadolu’yu istilası sırasında ermeni tüccarları tarafından önce İtalya’ya, sonra Yunanistan’a götürülmüş.Bu ülkelerde Altın Elma" da denilen kayısının tarımına önem verilmiştir. Kayısının İtalya ve Yunanistan’dan diğer Avrupa ülkelerine geçişi çok eskiye dayanmamaktadır. Kayısı 13. yüzyılda İngiltere’ye, 17. yüzyılda ise Fransa ve Amerika’ya götürülmüştür.

Kayısı Türleri

Kayısının Sistematiği

Takım: Rosales

Family: Rosaceae (Gülgiller)

Alt Familya:Prunoidae

Cins: Prunus

Alt Cins: Prunophora

Tür: Prunus armeniaca L.

Son zamanlarda bazı sistematikçiler Prunus cinsinin birbirine benzemeyen çok sayıda tür içermesi nedeniyle kayısıyı Armeniaca cinsine dahil ederek A,rmeniaca vulgaris Lam. olarak isimlendirmektedir.

Malatya'da Kayısının Tarihçesi

Adını Hititliler döneminde "Meyve Bahçesi" anlamına gelen "Melitue, Maldiya, Melita" kelimelerinden alan Malatya;da kayısının yanı sıra diğer birçok meyve türünün ekonomik anlamda yetiştiriciliği yapılmaktadır. Elma, armut, kiraz, şeftali, erik, ceviz ve dut Malatya çiftçisinin geçim kaynağı olan meyve türleridir. Fakat halk arasında "Mişmiş"de denilen kayısının Malatya’da ayrı bir önemi vardır.

Malatya;da kayısının bilinen yazılı tarihi 1655’dir. Bu yılın ilkbahar aylarında Malatya’ya gelen ünlü seyyah Evliya Çelebi 53 bin kişinin yaşadığı şehirde, 7.800 meyve bahçesi ve 7 kayısı çeşidinden bahsetmektedir. Evliya Çelebi Malatya;nın "kırmızı, sarı, beyaz, sulu, etli" adlarında kayısılarının olduğunu, bunları selelerle bahçeden eve getirirken sularını akıtmamak için insanın koşmaktan başka çaresinin olmadığını yazar. Daha da önemlisi sayısını ve hesabını hiç kimsenin bilemeyeceği kadar çok olan zerdalisinden yığınlarla pestiller yapılıp bunların katar katar yüklerle ülke ülke taşındığını vurgular.

Diğer taraftan 1617-1693 yılları arasında yaşamış olan Malatyalı Niyazi Mısri şiirlerinde meyve ağaçları ile donanmış Asbuzu;nun "Cennete benzeyen çok güzel bir doğa parçası" olduğundan bahseder.

Malatya'da ekonomi ve sosyal yaşam kayısı ve üretimene dayanmaktadır. Malatya bugün dünyada üretilen yaş kayısıda 1. sıradadır. Dünyadaki kuru kayısının %90'nını Malatya teşkil eder. Üretilen kayısının %95'i başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yurtdışana ihraç edilmektedir.

Malatya'da Yerli Kayısı Çeşitleri

Hacıhaliloğlu

Malatya’nın en önemli kurutmalık kayısı çeşididir. Malatya’daki kayısı ağacı varlığının yaklaşık % 73’nü oluşturur. Tahmini olarak 1900’lü yılların başında Malatya’nın 12 km kuzey- doğusundaki H.Haliloğlu çiftliğinde bir seleksiyon sonucu bulunmuştur.

Ağaçları yüksek boylu, dik, dalları yayvan, çok kuvvetli ve çabuk büyür. Kuvvetli ve sulanan topraklarda her yıl ürün verir. Beyaz renkli çiçeklere sahiptir. Verimi orta, dona, kurağa ve hastalıklara (monilya ve çil) karşı hassastır. İyi bakılmayan ağaçlar peryodisite gösterme eğilimindedir. Zayıf topraklarda ve kurak şartlarda abortif dişi organ oluşturur, çiçek tozlarının çimlenme yüzdesi düşer.

Hacıhaliloğlu kayısı çeşidi içerisinde meyve rengi, şekli, ağırlığı, SÇKM miktarı ve ağaç verimi bakımından geniş varyasyonlar bulunmaktadır. Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen “Hacıhaliloğlu Çeşidinde Klon Seleksiyonu” çalışmasıyla kaliteli klonlar seçilmeye çalışılmaktadır.

Meyveleri orta irilikte, 25-35 g ağırlıkta, meyve şekli oval, simetrik, meyve kabuk (L65.59 a+9.54 b+41.4) ve et rengi sarı, kırmızı yanak oluşturma eğilimindedir (Şekil 1). Meyve kabuğu incedir. Meyvelerin yola dayanımı iyidir. Meyve eti sert dokuludur. Meyve az sulu, çok tatlı, aromalı, pH 4.5-4.8, Suda çözünür kuru madde miktarı (SÇKM) % 24-28 ve toplam asitlik % 0.20-0.40’dır. Çekirdek şekli oval, 1.7-2.2 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine yapışık değildir. Malatya’da Temmuz ayının ikinci haftasında olgunlaşır. Soğuklama gereksinimi 850-1000 saattir.

Meyveleri ağaç üzerinde kademeli olgunlaşır. Önce ağacın üst, sonra orta, en son ise alt dallardaki meyveler olgunlaşır. İyi güneş almayan ağaçlarda bu kademeli olgunlaşma çok daha barizdir. Hasat bu olgunlaşmaya paralel olarak 2 veya 3 defada yapılmalıdır. Aksi taktirde kurutma randımanı düşer.

Olgunlaşan meyvede meyve eti uçtan itibaren yumuşar ve sulanır. Hasat zamanı meyvenin dalla bağlantısı orta düzeydedir. Yaş meyveleri yüksek şeker içeriğinden dolayı fazla miktarda özellikle aç karnına yendiğinde bağırsakları bozar, ishal yapar. Doğal bir müshil ilacı özelliğine sahiptir. İshal birkaç tane bademi yenilerek önlenir.

Çekirdeklerinden kuvvetli ve homojen çöğürler elde edilir. Hacihaliloğlu çeşidinin çekirdeğinden yetişen ağaçlara halk arasında “Yeğen” denir. Yeğen'in çekirdekleri tatlı olup meyveleri Hacıhaliloğlu'na benzemekle birlikte SÇKM miktarı ve kuru kayısı randımanı daha düşüktür.

Hasanbey

1930 Yılında Malatya’nın eski Belediye Başkanlarından Hasan Derinkök’ün bahçesinde bulunan Malatya’nın en önemli sofralık kayısı çeşididir. Çeşidin SÇKM miktarı yüksek olması nedeniyle önceleri kurutularak değerlendirilmiş fakat daha sonra çeşidin turfanda, iri meyveli ve yola dayanımının iyi olması nedeniyle son yıllarda sofralık tüketimi bir hayli artmıştır. Ayrıca meyvenin heterojen olgunlaşması ve kükürt odasında diğer çeşitlere göre kükürt dioksidi daha geç absorbe etmesi gibi kurutma için olumsuz özelliklerinden dolayı kurutmalık olarak değerlendirme şekli günümüzde azalmıştır.

Ağaç şekli yayvan olup kuvvetli büyür. Dalları sarkıktır. Ağaçların verimliliği orta düzeydedir. Meyve kalp şeklinde, iri, 40-55 g ağırlığında, meyve eti sert dokulu ve tatlıdır. Meyve kabuk (L63.43 a+9.02 b+40.9) ve et rengi sarıdır. SÇKM miktarı % 18-22, pH 4.9-5.1 ve toplam asitlik % 0.10-0.20’dir. Çekirdek uzun-oval, 2.0-2.8 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine yapışık değildir. Malatya’da Haziran sonu Temmuz başında olgunlaşır. Diğer çeşitlere göre erkencidir. Meyvesinin iri, gösterişli ve yola dayanımının iyi olması nedeniyle büyük tüketim merkezilerine gönderilmeye uygun bir çeşit olup pazarda yüksek fiyatlardan alıcı bulmaktadır.

Meyve heterojen olgunlaşır. Meyvenin bir yanağı olgunlaşıp yumuşadığı halde diğer yanağı ham ve serttir. Kükürtlenerek kurutulacak meyvelerin tam olgunlaşması beklenmeden hasat edilip kükürt odalarında diğer çeşitlere göre daha uzun süre bekletilmesi gerekir. Aksi durumda çeşit daha az kükürt absorbe edeceğinden kurutma sonrası meyve rengi kırmızı veya açık turuncu renkte olur. Çeşidin soğuklama gereksinimi 950-1600 saattir. Olgunlaşan meyvelerin dalla bağlantısı zayıfladığından hafif bir rüzgarda bile fazla döküm yapar. Meyveleri çil hastalığına dayanıklıdır. Bazen meyve koparıldığında sap çukuru parçalanmaktadır.

Kabaaşı

Malatya’da 1970’li yıllarda yapılan bir seleksiyon çalışması sonucu bulunmuş kurutmalık bir kayısı çeşididir. Son yıllarda Malatya ve çevresinde geniş miktarda yetiştirilmeye başlanmış, Malatya'da ağaç sayısı bakımından Hacıhaliloğlu çeşidinden sonra ikinci sıraya yerleşmiştir.

Ağaçları orta büyüklükte, dik ve kuvvetli gelişir. Ağaç verimliliği orta düzeydedir. Meyve orta irilikte, 30-35 g ağırlığında, meyve oval şekilli, meyve kabuk (L66.71 a+12.70 b+43.08) ve et rengi sarıdır. Meyve tatlı, pH 3.8-4.6 ve toplam asitlik % 0.30-0.45, SÇKM miktarı % 24-26’dır. Meyve eti sert dokuludur. Çekirdek şekli oval, 1.9-2.4 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine yapışık değildir. Malatya’da Temmuz ayı ortasında olgunlaşır.

Ağaçları çiçek monilyasına hassas olup, çil hastalığına ve dona dayanımı Hacihaliloğlu çeşidine göre daha iyidir. Genç fidan döneminde kuvvetli sürgün verir ve dalları gevrektir.

Soğancı

Malatya Zirai Araştırma İstasyonu tarafından yapılan bir seleksiyon çalışması sonucu merkeze bağlı Tecde köyünde Tosunoğlu ailesinin bahçesinde bulunmuştur. Tosunoğlu ve Soğanoğlu gibi sinonimleri bulunmaktadır.

Ağaçları iri, dik-yayvan şekilli olup orta derecede verimlidir. Meyveleri 28-38 g ağırlığında, yuvarlak şekilli, meyve kabuk (L59.64 a+12.12 b+35.85) ve et rengi sarıdır. Meyve tatlı, pH 4.5-4.7, SÇKM miktarı % 23-26 ve toplam asitlik % 0.28-0.35’dir. Meyve eti sert dokuludur. Çekirdek yuvarlak şekilli, 1.8-2.2 g ağırlığında ve tatlı olup meyve etine yarı yapışıktır. Malatya’da Temmuz ayının ikinci haftası olgunlaşır

Meyveleri parlak ve gösterişli olduğundan son zamanlarda sofralık olarak tüketimi artmıştır. Hasat zamanı meyvenin dalla bağlantısı zayıf olduğundan fazla miktarda döküm yapar. Meyveleri olgun hasat edildiğinde kükürt gazını absorbe etmesi zayıflar ve çekirdeği çıkarılırken meyve eti parçalanır. Bu yüzden kurutulacak meyveler aşırı olgunlaşmadan hasat edilmelidir.

Çataloğlu

Malatya’nın kurutmalık kayısı çeşididir. Dik-yayvan habitüse sahip Çataloğlu çeşidinin dalları aşağı doğru sarkıktır. Ağaçları verimlidir. Ağaç gövdesi gri, dalları açık kahve rengindedir. Meyvesi orta irilikte, 25-35 g ağırlığında, oval şekilli, meyve kabuk (L65.80 a+9.10 b+36.9) ve et rengi sarıdır Meyvenin güneş gören kısmında kırmızı yanak oluşturur. Meyve eti sert, tatlı, lezzetli, az sulu ve meyve simetrik iki parçadan oluşur. SÇKM miktarı % 24-28, pH 4.5-4.9 ve toplam asitlik % 0.10-0.25 arasında değişir. Çekirdek oval şekilli, 1.7-2.1 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine yapışık değildir. Hasanbey kayısı çeşidinden sonra çiçek açar, Malatya şartlarında Temmuzun ikinci haftası olgunlaşır. Çataloğlu çeşidi Hacıhaliloğlu çeşidine çok benzer, çoğu kere birbirleriyle karıştırılır. Gerçekten de renk, şekil ve görünüş bakımından birbirlerini andırlar. En önemli farkları Çataloğlu meyvesinde daha az tüy bulunur, bu yüzden meyve daha parlaktır.

Çöloğlu

Malatya’nın sofralık ve kurutmalık kayısı çeşididir. Çöloğlu hoş kokulu ve güzel aromaya sahip olup ağızda güzel tat bırakır. Orta büyüklükteki ağaçların dalları yayvan ve açık olup kuvvetli gelişir. Ağaçları kurağa dayanıklı fakat çil ve monilya hastalıklarına karşı hassastır. Ağaç verimliliği orta düzeydedir.

Meyve yuvarlak şekilli, 25-35 g ağırlığında, karın çizgisi belirgin ve asimetrik iki parçadan oluşur. Meyve kabuk (L66.9 a+14.81 b+37.9) ve et rengi sarıdır. Meyve çok tatlı ve yumuşak dokuludur. pH 4.7-5.1 ve SÇKM miktarı % 22-25 arasında değişir. Çekirdek şekli yuvarlak, 1.9-2.3 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine yapışık değildir (Şekil 6). Malatya şartlarında Temmuz ayının ikinci haftası olgunlaşmaya başlar. Olgunlaşma zamanı meyveleri uç kısmından yumuşamaya başlar. Meyve hasat süresi kısa olup zamanında hasat edilmezse fazla döküm yapar. Uzak mesafelere taşınmaya tahammülü yoktur. Sofralık olarak tüketilmesinin yanı sıra reçel yapımına ve kabuk şeklinde kurutmaya uygundur.

Şalak (Aprikoz)

Iğdır ve Kağızman bölgesinin sofralık kayısı çeşididir. Bu çeşidin orijini tam olarak bilinmemektedir. Ermenistan’da bu çeşide Erevani denmektedir. Yayvan taçlı fakat çok kuvvetli büyüyen ağaçlar meydana getirir. Ağaçları çok verimlidir.

Meyve şekli eliptiktir. Meyve oldukça iri olup ortalama meyve ağırlığı 50-65 g arasında değişir. Meyve kabuk (L64.78 a+10.13 b+39.63) ve et rengi sarıdır. Meyve tatlı ve meyve et dokusu orta sertliktedir. Meyve belirgin şekilde simetriktir. Çekirdekleri uzun şekilli, tatlı, 2.1-2.6 g ağırlığında ve meyve etine yapışık değildir. SÇKM miktarı % 17-20, pH 4.4-4.8 ve toplam asitlik % 0.30-0.50’dir. Erkenci bir çeşit olup meyveleri Malatya şartlarında Haziran ayının son haftasında olgunlaşmaya başlar.

Şekerpare

Ülkemizin birçok yerinde değişik kayısı çeşitlerine Şekerpare ismi verilmekle birlikte Iğdır Şekerparesi en tanınmış olanıdır. Iğdır ve çevresinde sofralık ve kurutmalık olarak yetiştirilmektedir. Ağaç şekli yayvan olup kuvvetli büyür. Ağaçları yüksek verimlidir.

Meyve ufak, 25-30 g ağırlığında, oval şekilli, meyve kabuk (L62.44 a+13.89 b+34.39) ve et rengi sarıdır. Meyve tatlı, et dokusu orta sertlikte olup meyveler belirgin bir şekilde kırmızı yanak oluşturur. Meyve kabuğu paslı ve beneklidir. Yuvarlak şekilli çekirdekleri tatlı olup 1.8-2.3 g ağırlığında ve meyve etine yapışık değildir. SÇKM miktarı % 20-25, pH 4.1-5.2 ve toplam asitlik % 0.20-0.30’dur. Meyveleri Malatya şartlarında Temmuz ayının birinci haftası olgunlaşmaya başlar. Soğuklama gereksinimi 950-1000 saattir.

Mahmudun Eriği

Erzincan’ın sofralık ve kurutmalık kayısı çeşididir. Ağaçları dik şekilli olup kuvvetli büyür. Ağaç verimliliği orta düzeydedir. Meyve oval şekilli, 35-50 g ağırlığında, meyve karın çizgisi belirgin ve simetriktir. Meyve kabuk (L67.55 a+11.76 b+46.90) ve et rengi sarı olup meyve kuvvetli yanak oluşturur. SÇKM miktarı % 24-26, pH 4.8-5.2 ve toplam asitlik % 0.3-0.5 arasında değişir. Çekirdek oval şekilli, 2.3-2.7 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine yapışık değildir. Malatya şartlarında Temmuzun ikinci haftasında olgunlaşır.

Adilcevaz

Bitlis’in sofralık ve kurutmalık kayısı çeşididir. Ağaçları dik şekilli olup kuvvetli büyür. Meyve şekli oval, 40-50 g ağırlığında, karın çizgisi belirgin ve simetrik iki parçadan oluşur. Meyve kabuk (L68.12 a+9.91 b+44.70) ve et rengi sarıdır. Meyve kırmızı yanak oluşturur. Meyve tatlı ve sert dokuludur. SÇKM miktarı % 26-28, pH 4.8-5.1 ve toplam asitlik % 0.5-0.7 arasında değişir. Çekirdek oval şekilli, tatlı, 2.1-2.5 g ağırlığında ve meyve etine yapışık değildir. Malatya şartlarında Temmuz ayının ikinci yarısında olgunlaşır.

Turfanda Eskimalatya

Malatya’nın çok erkenci sofralık kayısı çeşididir. Ağaçları dik şekilli olup kuvvetli büyür. Ağaç verimliliği yüksektir. Meyve şekli oval, 30-45 g ağırlığında, meyve karın çizgisi belirgin ve simetrik iki parçadan oluşur. Meyve kabuk (L64.79 a+11.62 b+41.13) ve et rengi sarıdır. Meyve az tatlı ve yumuşak dokuludur. SÇKM miktarı % 13-15, pH 3.3-3.7 ve toplam asitlik 1.2-1.4 arasında değişir. Çekirdek yuvarlak, 2.5-3.0 g ağırlığında, acı ve meyve etine yarı bağlıdır. Malatya şartlarında Haziran ayının ikinci yarısında olgunlaşmaya başlar.

Hacıkız

Malatya’nın sofralık ve kurutmalık kayısı çeşididir. Ağaçları dik, dalları yayvan olup kuvvetli büyür. Ağaç verimliliği yüksektir. Meyve şekli oval, 30-40 g ağırlığında, kokulu ve gösterişlidir. Olgunlaştığında meyvenin zaman geçirilmeden hasat edilmesi gerekir. Aksi taktirde meyveler toplanmaya zaman bırakmadan kendiliğinden dökülür. Meyve karın çizgisi belirgin ve asimetrik iki parçadan oluşur. Meyve kabuk (L69.54 a+10.61 b+39.12) ve et rengi sarıdır. Meyve tatlı ve sert dokuludur. SÇKM miktarı % 18-21, pH 4.5-4.7 ve toplam asitlik % 0.3-0.5 arasında değişir. Çekirdek oval, 2.0-2.5 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine bağlı değildir. Meyveleri kükürtleme sırasında kükürt gazını kolay absorbe eder. Kabuk şeklinde kurutmaya uygundur. Malatya şartlarında Temmuz ayının ikinci haftası olgunlaşır.

İsmailağa

Malatya’nın sofralık ve kurutmalık kayısı çeşididir. Ağaçları dik olup kuvvetli büyür. Kurak ve kötü beslenme şartlarında peryodisite gösterir. Meyve şekli oblong, 40-50 g ağırlığında ve gösterişli meyvelere sahiptir. Meyve karın çizgisi belirgin ve simetrik iki parçadan oluşur. Meyve kabuk (L55.90 a+15.24 b+40.21) ve et rengi sarıdır. Meyve tatlı ve sert dokuludur. SÇKM miktarı % 21-24, pH 4.4-4.6 ve toplam asitlik % 0.5-0.7 arasında değişir. Çekirdek uzun, 2.3-2.8 g ağırlığında, tatlı ve meyve etine bağlı değildir. Malatya şartlarında Temmuz ayının ikinci haftası olgunlaşır. Meyveleri kükürt gazını zor absorbe ettiğinden kükürt odalarında daha uzun süre bekletilmesi gerekir.

Kuru Kabuk

Malatya’nın sofralık ve kurutmalık kayısı çeşididir. Malatya ve çevresinde “gavur aşısı” da denmektedir. Meyveleri iri gösterişli ve kokuludur. Ağaçları verimli fakat monilya ve çil hastalığına hassastır. Çekirdeği çok iri olduğundan daha çok kabuk şeklinde kurutmaya uygundur. Yola dayanımı iyi olmadığından mahalinde tüketilir. Meyve oval şekilli ve 35-40 g ağırlığındadır. Meyve karın çizgisi belirgin ve asimetriktir. Meyve et (L56.40 a+11.45 b+39.12) ve kabuk rengi sarıdır. SÇKM miktarı % 14-17, pH 3.4-3.8 ve toplam asitlik % 1.1-1.4 arasında değişir. Çekirdek oval şekilli, tatlı ve 2.3-2.8 g ağırlığındadır. Malatya şartlarında Haziran sonunda olgunlaşır.

Yukarıda özellikleri verilen bu kayısı çeşitlerinin dışında Osmanonbaşı, Kokulu, İmamoğlu, Darende ve Sarılök gibi kayısı çeşitlerimiz bugün maalesef kaybolmuş durumdadır.

Kayısı Hakkında Bunları Biliyormusunuz?

Dünyada yaklaşık 1750 kayısı çeşit ve tipinin bulunduğunu, bunların 1230’nun bazı özelliklerinin “Avrupa Kayısı Katalogu”nda 1989 yılında yayınlandığını,

Çekoslovakya’da “Jousyska”; Bulgaristan’da “Persiana”, “Ambrozia Ranna”, “Bijla Kasna”, “Edra Ranna”, “Chehia I”; İtalya’da “Hafzi Hatif 7/53”, “Hamurı Bakkır”, “Hatif 721”, “Hatif Hatif”, “Kalısarıfı”, “Muhittin Bey”; Macaristan’da “Cegledi Mamut”, “Szegedi Mamut” kayısı çeşitlerinin yıllar öncesinde Anadolu’dan götürüldüğünü, 

1994 yılında Ermenilerin kayısı bitkisine olan vefa borçlarını ödemek için gümüşten madeni hatıra paraları bastırdığını, madeni hatıra paranın bir yüzünde kayısı yaprağı ve meyvesi, diğer yüzünde ise kayısının İngilizce ve Ermenice isimlerinin bulunduğunu,

İngilizce karşılığı “apricot” olan kayısının kelime kökünün Latince’de “erken olgunlaşan küçük meyve” veya “erken olgunlaşan küçük elma” anlamına gelen “pecoquum” olduğunu, bu kelimeyi ilk defa M.Ö. I. yüzyılda kayısıyı Yakın Doğudan Roma’ya getiren askerlerin kullandığını,

2001 yılında Türk Patent Enstitüsü tarafından Malatya Kayısısı’nın coğrafik işaret olarak tescil edildiğini ve Türkiye’nin başka illerinde üretilen yaş ve kuru kayısıların Malatya Kayısısı adı altında satmanın artık suç olduğunu,

Kayısı meyvelerinin en ideal lezzet ve aromaya ağaç üzerinde tam olgunluk safhasında ulaştığını, fakat bu safhada hasat edilen meyvelerin kalitesini kısa sürede kaybettiğini,

Yunan Mitolojisi’ndeki ünlü “Altın Elma (Golden Apples)” efsanesinin aslında kayısı işaret ettiğini,

Eski İran ve Mısır’da kayısıya “Güneşin altın yumurtası (The golden eggs of sun)” dendiğini,

Bazı kaynaklarda kayısıya “Ermeni Eriği (Armenian Plum)” isminin verildiğini,

Kuru kayısının vitamin ve mineral madde bakımından baldan daha besleyici olduğunu,

Hindistan’da birçok yemek ve salatalara ekşi tat vermek için (sirke yerine) güneşte kurutulmuş zerdali meyvesinin kullanıldığını biliyor musunuz?

M.S. 200’lü yıllarda bir yemek kitabı yazan Romalı Apicius kitabında kuru kayısı, şarap, sirke ve baldan yapılan bir kayısı mezesinin ve kayısı, badem, şarap, zeytin yağı ve baldan yapılan bir tavuk yemeğinin tariflerini verdiğini,

Endülüslü kadınların, erkekleri etkilemek için eteklerinin altına kayısı yaprakları ve çiçekleri koyduklarını,

“Kayısı ağacını ağlatan adam” olarak da ünlenen Djivan Gasparyan’ın “Cennetten Kayısılar (Apricots from Eden)”adını verdiği bir albümü 1996 yılında New York’ta çıkardığını,

Malatya'da yaklaşık 20 milyon, dünya da ise yaklaşık 70.000.000 adet kayısı ağacı bulunduğunu,  

Hindistan ve Doğu Tibet arasında bulunan Kinnaur’da (Himalaya Paradesh) kayısı tohumlarından çıkarılan yağın yemek yağı olarak kullanıldığını,

İnciaz Eriği, Plumcot, Pluot ve Aprium’un birer kayısı X erik melezi olduğunu,

Rüyada kayısı meyvesi görmenin, gelecekte güzel bir haber alınacağına, kayısı yemenin ise şansın iyi gideceği anlamına geldiğini,

Dünyanın en kaliteli zurna ve düdük gibi üflemeli müzik aletlerinin Ermeni Ustalar tarafından kayısı ağacından yapıldığını,

M.Ö. 551-479 yılları arasında yaşayan ünlü filozof Konfüçyüs’ün felsefesini Qufu Şehri’ndeki bir kayısı ağacının gölgesinde (Apricot Tree Pavilion [Xing Tan Ge]) öğrencilerine öğrettiğini,

Kuru meyveleri daha önce bilinmesine karşılık kayısının İngiltere’de ilk defa Kral VIII Henry’in sarayında bahçıvanları tarafından 1542’de yetiştirildiğini,

Geleneksel Arap Mutfağı’nda, kuru kayısının etli yemeklerin yapımında yemek malzemesi olarak kullanıldığını,

M.S. I. yüzyılda Romalı doğa bilimci Büyük Pliny’in kayısıyı büyüklük bakımından erik ve şeftali arasında bir meyve olarak tarif ettiğini,

Kayısıyı Yeni Dünyaya götüren İspanyolların önce kayısıyı Meksika’da yetiştirmek istediklerini başarılı sonuç alamayınca Kaliforniya’ya götürdüklerini,

Hintlilerin “Chatni (Chutney)” ismini verdikleri şeker, baharat, üzüm ve ekşi kuru kayısıların karışımı ile hazırladıkları tatlı-ekşi karışımı bir yiyeceği fazlaca sevdiklerini biliyor musunuz?

Organik Kayısı Yetiştiriciliği

1. Yeni Bahçe Tesisi

  • Bahçe tesisinden önce toprak analizi yapılmalı,

  • Taban araziler yerine hafif meyilli alanlar tercih edilmeli (ilkbahar geç donlarından etkilenmemesi için),

  • Özellikle donlarda zarar görülen yörelerde kuzeye bakan yamaçlar tercih edilmeli,

  • Kayısı genelde kuru, hafif, çakıllı topraklara iyi adapte olur ve kuvvetli gelişir,

  • Rutubetli ve taban suyu yüksek, ağır killi topraklarda organik kayısı bahçesi tesis edilmemelidir,

  • Taban suyu yüksek olmamalıdır,

  • Bahçe tesis edilecek arazi derin, geçirgen, besin maddelerince zengin, tınlı ve kireçli topraklardan seçilmelidir,

  • Üretim alanının hazırlanması sırasında, bu alanda bir önceki ürünün hasadından sonra kalmış olan bitki artıkları, elle veya makine ile toplanmalıdır,

  • Toprağı dikime hazırlamak için dipten kabartan ve yırtarak işleyen tırmık, kazayağı, çizelge, toprak frezesi gibi aletler kullanılmalıdır. Meyilli alanlarda meyil yönüne dik olarak işlenmelidir.

2. Toprak İşleme

  • Organik kayısı bahçesinde mevsimlere göre üç değişik zamanda toprak işleme ön görülmüştür, uygulanan sulama sistemine göre değişiklik gösterebilmektedir,

  • Sonbaharda yapılan toprak işleme,

  • İlkbahar aylarındaki toprak işleme, çiçek ve meyve dökümünü artırabileceğinden bu dönemde toprak işleme yapılmamalıdır,

  • Yaz aylarında toprak işleme,

3. Sulama

  • Kayısı ağaçları genel olarak fazla sudan hoşlanmazlar. Ancak meyvelerin irileştiği ve olgunlaştığı yaz aylarında sulama gerektirir.

  • Son sulamanın çok geciktirilmesi sürgünlerin kış soğuklarından zarar görmesine neden olur.

  • Sulama sayısı ve zamanı toprağın cinsine ve iklime göre değişir.

  • Yıllık sulama planı hazırlanmalıdır.

  • Organik kayısı yetiştiriciliğinde, sulama suyunun basınçlı yada basınçsız kapalı sulama teknikleri ile verilmesi esastır.

  • Kullanılacak olan sulama suyu analiz ettirilmeli ve TS 7739 standartlarına uygun olanı tercih edilmelidir.

4. Bitki Besleme

  • Organik yetiştiricilikte her parsel için toprak ve yaprak analizi yaptırılması esastır.

  • Bitki besleme programının hazırlanması ve uygulanması kontrol veya sertifikasyon kuruluşunun kontrolünde yapılır.

  • Bitki besin maddelerinden ancak TS 12611’de yer alan maddeler kullanılabilir.

  • Çiftlikte üretilen organik maddeler, kompostlar ve mineraller ile kayaçların kullanılmasına müsaade edilir.

  • Organik kayısı bahçelerinde kullanılacak olan organik gübrelerin de önceden analiz edilerek, içinde bulundurdukları bitki besin maddeleri tespit edilmelidir.

  • Bitkinin daha iyi istifade etmesini sağlamak amacıyla kullanılacak olan çiftlik gübrelerinin C\N oranının 20’nin altında olması gerekir, bu ise iyi bir yanmayla sağlanır.

  • Gerek mineraller ve gerekse humik asitlerin kullanımında, sağlayacağı yarar bunların beraber kullanımı ile daha da artmaktadır.

  • Yeşil gübreleme amacıyla ekilmiş (mart ayı) bitkilerin, toprağa karıştırılarak gömülmesi işlemi bitkilerin 1/3 çiçeklendiğinde yapılır.

  • Kompost yapımı organik yetiştiricilikte mutlaka yer almalıdır.

Humik asit ekstraktı

% 1'lik kostik potas (KOH) eriyiğinde Leonardit madeninden eksrakte edilmelidir.
Min. 1 50 mg/lt humik asit içermeli, Ph=6-8 olmalıdır.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Vermiculit

Mika madeninin doğal aşınmasıyla oluşan Magnezyum aluminosilikat madenidir.
Toprağın nemini tutma ve işlenebilirliğini artırma özelliğine sahiptir.

Perlit

Volkanik kökenli bir madendir.
Nem tutma ve süzme özelliğine sahiptir.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Zeolit

Volkanik kökenli doğal kalsiyum potasyum alüminosilikat madenidir.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Alçı taşı (Gypsum)

Buharlaşmayla çökelmiş doğal kalsiyum Sülfat madenidir.
Tipik analizinde% 80 CaSO4, % 14-18 S içermelidir.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Yumuşak kaya fosfatı

Doğal kalsiyum fosfat madenidir.
90 mg/kg P205 den daha fazla Kadmiyum içermemelidir.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Langbeinite

Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Doğal kalsiyum karbonat

Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Dolomit

Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Borate

Doğal boron madenidir.
% 11 B içermelidir.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.

Ferrous carbonate

Doğal demir karbonat madenidir.
%14 Fe içermelidir.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.

Curuf

Yüksek fırın curufudur.
% 25 Ca, % 5 Mg, %8 P205 içermelidir.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Martı gübresi

Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Bitkisel madde kompostu

Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.

Aşağida belirtilen hayvansal orijinli ürün veya yan ürünler
kan unu (min.% 9 N içermelidir)
tırnak unu
boynuz unu
kemik unu veya jelatinize kemik unu
hayvan kömürü
balık unu (min % 4 N, %7 P, %l K içermelidir)
et unu
tüy ve saç unu
yün, kürk, saç, süt ürünleri

Kontrol ve/veya sertifikasyon kurulusu tarafından denetlenmelidir.

Gübre için bitkisel orijinli ürünler veya yan ürünleri

Ayçiçeği unu, kakao kabuklan, malt saplarıdır.

Deniz yosunu (alg) ve ürünleri

Aşağıdaki şekilde sağlanmış olmalıdır;
Dehidratasyon, dondurma ve ufalamayı içeren fiziksel islemler ile elde edilmiş olmalıdır.
Su veya sulu asit ve/veya tuzlu solusyon ile fermentasyon ile ekstrakte edilmiş olmalıdır.
öğütülmüş olmalıdır.
Tipik analizinde NPK 1-0-2 ve 0-0-3 olmalıdır.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Talaş ve odun artıkları

Ağaç kesildikten sonra kimyasal işlem görmemiş olmalıdır.

Kompost ağaç kabuğu

Ağaç kesildikten sonra kimyasal işlem görmemiş olmalıdır.

 

 

Odun külü

Ağaç kesildikten sonra kimyasal işlem görmemiş olmalıdır.
Min. %5 K2O içermelidir.
Tipik analizinde NPK 0-2-6 olmalıdır.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Yumuşak kaya fosfatı

Kadmiyum miktarı 90 mg/kg P2O5 e eşit ya da daha az olmalıdır.

Alüminyum kalsiyum fosfat

Kadmiyum miktarı 90 mg/kg P2O5 e eşit ya da daha az olmalıdır.
Bazik topraklarda (pH>7,5) sınırlı kullanılmalıdır.

Kalsiyum klorit solüsyonu

Kalsiyum farkının belirlenmesinden sonra kullanılmalıdır.
Meyve ağaçlarına kireç uygulamasında kullanılır.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Kalsiyum sülfat

Doğal orijinli olmalıdır.

Şeker üretiminden gelen endüstriyel kireç (kullanımı sınırlı)

Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.
Sadece 31 Mart 2002 ye kadar geçerlidir.

İz elementler

Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Sodyum klorit

Ham işlenmemiş tuzdur.
Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu tarafından denetlenmelidir.

Kaya unu (Granit tozu)

Asitik magnetik bir kayaçtır.
Min. % 4 K2O ve iz elementler içermelidir.

Çizelge 1: Organik tarımda kullanılmasına izin verilen bitki besin elementleri

5. Zirai Mücadele

Zirai mücadele konusunda ortaya çıkabilecek sorunların çözümü, daha organik tarım uygulanacak kayısı bahçesinin tesisi aşamasında başlar. Öncelikle uygun toprak ve yer seçimi yapılmalı, tür ve çeşit seçiminde yöre şartlarına uygunluk ve hastalıklara dayanıklı olma esasına riayet edilmelidir. Uygun budama ve şekil verme işlemi uygulanmalı, gübreleme, sulama, toprak işleme en uygun şekilde yapılmalı ve böylece bitkiye sağlıklı bir ortam hazırlanmalıdır.

Bütün önleme tedbirlerine rağmen sorun görüldüğünde, öncelikle kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri uygulanmalıdır. Belirtilen bu uygulamaların hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı mücadelede yetersiz kalması halinde sadece TS 12611 Ek-2'de yer alan maddeler, belirtilen şartlar yerine getirilerek kullanılabilir. Bazı özel durumlarda, bazı mücadele yöntemleri, Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşunun onayı ile uygulanabilir. Kullanılmasına izin verilmiş, bitki koruma maddelerinin uygulanmasında dikkat edilmesi gerekli hususlar, TS 1261’de verilmiştir.

6. Zararlılarla Mücadele

Organik kayısı yetiştirilen bahçelerde ortaya çıkabilecek önemli bazı zararlılarla mücadelede yapılacak işlemler Çizelge 2'de verilmiştir.

Zararlılarla mücadelede, biyolojik mücadeleye büyük önem ve öncelik verilmelidir. Bunun için öncelikle zararlıların doğal düşmanları olan predatörler, parazitoitler ve entomopatojen mikroorganizmalar (böcek patojenlerinin) korunması ve çoğalmalarını sağlayacak tedbirler alınmalıdır. Doğal düşmanların korunması için, zararlılarla mücadelenin, bunlara zararsız veya az zararlı olacak şekilde yapılması, yapılacaksa ilaçlamaların bunların zarar görmeyecek dönemlerde ve dozlarda uygulanmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca bunların yaşamlarını ve çoğalmalarını devam ettirebilecekleri uygun yaşam yerleri (habitatlar) ve barınma yerleri oluşturulmalıdır.

Zararlı

Kullanılacak Mücadele Yöntemleri ve Maddeler

Doğu meyve güvesi (Cydia molesta)

  • Trichoqramma evanescens, Apanleles anarsiae, Ascoqaster rufipes, Macrocentrus linens, Brachimeria intermedia, Pimpla instigator, Pristomerus vulnerator gibi parazitoitleri ve Hsemetooadie pluviallis qibi predatödrü mevcuttur.

  • Doğal düşmanların, özellikle en önemli doğal düşmanı, olan T.evanescens'in korunması ve etkinliğinin arttırılması için gerekli önlemler alınmalıdır.

  • Bahçede yapılacak haftalık kontrollerde birinci dölden zarar gören sürgünler, haftada bir kesilip imha edilmelidir. Böylece meyve zararı yapan ikinci döl popülasyonu önemli ölçüde azaltılmış olur.

  • Kayısı bahçeleri, doğu meyve güvesinin konukçularından uzakta kurulmalıdır. Bu durumda, son iki dölün beslenme şansı ortadan kalkar ve kışlayan döl populasyonu düşer.

  • Meyve depoları, zararlının en uygun kışlama yeri olduğundan bu gibi yerler, bahçenin uzağında inşa edilmelidir.

  • Ağaçların altına dökülen kurtlu meyveler hemen toplanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Şeftali güvesi (Anarsia lineatella)

  • Trichoqramma evanescens, Apanteles anarsiae, Ascoqaster rufipes, Macrocentrus linen's, Brachimeria intermedia, Pimpla instigator, Pristomerus + vulnerator gibi parazitoitleri ve Haemetopadie pluviallis gibi predatörleri mevcuttur.

  • Doğal düşmanlar zararlıyı tek başına kontrol altına alamamaktadır. Ancak korunması ve etkinliğinin artırılması için gerekli önlemler alınmalıdır.

  • Mayıs ayından Ağustos sonuna kadar haftada bir kez olmak üzere yapılacak bahçe kontrollerinde zararlıyla bulaşık olduğu belirlenen sürgünler, 8 – 10 cm uzunlukta kesilip, içindeki larva ile birlikte yok edilmelidir. Ayni devrede, kayısı ağaçlarında yeni çıkan yan sürgünlerin de kesilmesi yararlı olur.

  • Ağaçların altına dökülen kurtlu meyveler, toplanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Tomurcuk tırtılları, Küçük tomurcuk güvesi (Recurvaria nanella), Yaprak Yeşil Tırtılları (Hedya nubiferana), Kırmızı tomurcuk tırtılı (Spilonota ocellana)

Bu zararlıların yumurta parazitoiti olan Trichoqramma embryophagum’un bulunduğu bahçelerde korunması ve etkinliğinin artırılmasına çalışarak biyolojik mücadele yapılmalıdır.

Akdeniz Meyve Sineği (Ceratitis capitata)

  • Bahçeler, zararlının konukçusu olan şeftali, Trabzon hurması gibi ağaçlarla, karışık olarak kurulmamalı.

  • Yere dökülen zararlıyla bulaşık meyveler toplanarak derin çukura gömülmelidir.

  • Gama ışınları ile kısırlaştırılmış böceklerin doğaya salınması suretiyle mücadelenin etkin olduğu bilinmektedir.

Meyve hortumlu böceği (Rhynchites spp.)

Kayısı bahçelerinde çiçeklenme döneminden önce veya sonra ağaçların altına çarşaf vb. bir örtü serilerek dallar silkelenir ve düşen erginler toplanarak imha edilir.

Yazıcı böcekler: Meyve yazıcı böceği (Solytus ruqulosus)Badem yazıcı böceği (S. amygdali)

  • Zararlı zayıf ağacı seçtiğinden bahçedeki kayısı ağaçları toprak işlemesi, budama, gübreleme ve sulama gibi bakım işleri düzenli ve iyi şekilde yapılmak suretiyle kuvvetli tutulmalıdır.

  • Budama artıkları bahçede bırakılmayıp toplanarak en az 2 km uzaklaştırılmalıdır. Özellikle fidanlıklarda hiçbir şekilde yerde kuru dal bırakılmamalıdır.

  • Bahçedeki ağaçlarda zararlıyla bulaşma tespit edilen dallar kesilmeli ve toplanarak uzaklaştırılmalıdır.

  • Mart, haziran ve eylül aylarında bahçelerdeki ağaçlara kurumuş dal parçaları tuzak olarak asılmalı ve arada bir kontrol edilmelidir. Bu tuzak dal parçalarında delikler görülmeye başlandığında tümü toplanıp yakılmalıdır.

Çizelge 2: Kayısı bahçelerinde sorun olan zararlılar ile bunlara karşı kullanılacak mücadele yöntemleri ve maddeleri

7. Hastalıklarla Mücadele

  • Organik kayısı yetiştirilen alanlarda ortaya çıkabilecek önemli bazı hastalıklara karşı zirai mücadele programı çizelge 3'de verilmiştir.

  • Hastalıklarla mücadelede, öncelikle iyi bir bakım, dengeli gübreleme ve sulama yapılarak bitkiler sağlıklı tutulmalıdır. Bahçeler temiz yerlerde kurulmalı, hastalıklardan ari ve dayanıklı fidan kullanılmalıdır. Hastalık belirtisi gösteren fidanlar gerektiğinde hemen sökülerek uzaklaştırılmalıdır.

  • Hastalıklı bitki parçaları ve meyveler toplanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Hasattan sonra, bitki artıkları toplanarak uygun bir şekilde imha edilmelidir.

  • Hastalıkların bulaşmasını ve yayılmasını önlemek için, bakım işlemleri sırasında, bitkilerin yaralanmamasına çok dikkat edilmelidir. Bakım işlemlerinden önce, eller iyice sabunlanarak bol su ile yıkanmalıdır.

Hastalık

Mücadelede Kullanılacak Yöntem ve Maddeler

Monilya (mumya) Hastalığı

  • Kayısı bahçeleri kurulurken hastalığa dayanıklı olduğu bilinen çeşitler tercih edilmelidir.

  • Hastalıkla bulaşık bahçelerde, ağaçlar üzerideki bütün kuru dallar budanıp temizlenmeli ve artıklar yakılmalıdır.

  • Mumyalaşarak ağaçlar üzerinde kalmış veya yere düşmüş meyveler toplanarak bahçeden uzaklaştırılmalı veya imha edilmelidir.

  • Sonbaharda %2‘lik Bordo bulamacı, İlkbaharda %1’lik bakırlı preparat uygulanmalıdır.

Yaprak delen (Çil) hastalığı (Wilsonomyces carpophilus)

  • Kayısı bahçelerinde görülen hastalıklı tomurcuk ve kanser yarası bulunan dallar ve sürgünler budanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

  • Bahçelerde sulama, gübreleme, toprak işleme ve budama uygun bir şekilde yapılarak, ağaçların kuvvetli olarak gelişmesi ve iyi havalanması sağlanmalıdır.

  • Gerekli durumlarda aşağıdaki maddelerden biri kullanılarak mücadele yapılmalıdır.

  • Uygulamada, ağaçların her tarafının iyice ıslanmasına dikkat edilmelidir.

  • 100 L suya 2 kg bakır sülfat %98 + 1 kg sönmemiş kireç

  • 100 L suya 800 g bakır oksiklorür %50 (WP)

  • 100 L suya 800 bakır oksit %50 (WP)

  • Uygulama zamanı aşağıdaki gibidir:
    1. uygulama sonbaharda yaprak dökümünden hemen sonra,
    2. uygulama, ilkbaharda çiçek tomurcukları açılmadan önce yapılmalıdır.
    Not: Burada verilen dozlar sonbahar dönemi için belirlenmiş değerlerdir. İlkbahardaki uygulamalarda yarı yarıya azaltılarak kullanılmalıdır.

Sürgün ve dal yanıklığı hastalığı (Pseudomonas syringae pv.syringae)

  • Yeni kurulacak bahçelerde, üçgen usulü dikim yapılmalıdır.

  • Gübreleme ve sulama işlemleri zamanında yapılarak, sürgünlerin kısa olgunlaşmış ve odunlaşmış olarak girmeleri sağlanmalıdır.

  • Bahçeler, hakim rüzgarlara karşı, rüzgar kıran ağaçlar dikilmek suretiyle korunmalıdır.

  • Bahçelerde görülen hastalıkla bulaşık dal ve sürgünler budanarak yakılmalıdır.

  • Gerekli durumlarda aşağıdaki dozlarda bordo bulamacı kullanılarak mücadele yapılmalıdır. Uygulamada, ağaçların her tarafının iyice ıslanmasına dikkat edilmelidir.

  • 1. ilaçlamada 100 L suya 3 kg bakır sülfat %98 + 1,5 kg sönmemiş kireç

  • 2. ilaçlamada 100 L suya 1 kg bakır sülfat %98 + 0,5 kg sönmemiş kireç
    Uygulama zamanı; hasat sonundan ağaçların çiçeklenmesine kadarki dönemdir.

Armillaria kök çürüklüğü Hastalığı (Armillaria mellea)

  • Ağaçlar derin dikilmemeli, aşırı sulanmamalıdır,

  • Çevre bahçelerde hastalığın bulunduğu durumlarda, sel sularının getireceği hastalıklı parçaların girişini önlemek için bahçenin çevresine 60 - 70 cm derinlikte hendekler açılmalıdır,

  • Hastalığın görüldüğü bahçedeki sağlam ağaçları korumak için, sonbaharda veya ilkbahar başında, ağaçların iz düşümleri %5'lik karaboya veya %2'lik göztaşı ile metrekareye 10 litre ilaçlı su gelecek şekilde sulanmalıdır.

Sharka virus hastalığı (Plum pox)

  • Anaç olarak hastalığa dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır.

  • Hasta ve hastalık şüphesi olan ağaçlardan hiçbir üretim materyali alınmamalıdır.

  • Özellikle fidanlıklar her yıl kontrol edilerek hastalık belirtisi gösteren fidanlar derhal sökülmeli ve imha edilmelidir.

Kloroz

  • Hastalık etmenleri haricinde yapraklarda görülen sararma, kızarma vb. renk anormallikleri, genellikle bitki besin maddelerinin yetersizliği veya fazlalığından kaynaklanmaktadır.

  • Böyle durumlarda toprak ve yaprak analizleri yaptırılarak, analiz sonucuna göre önlem alınmalıdır.

Çizelge 3: Kayısı bahçelerinde sorun olan hastalıklar ile bunlara karşı kullanılacak mücadele yöntemleri ve maddeleri

8. Yabancı Otlarla Mücadele

  • Kayısı bahçelerinde yabancı ot mücadelesi; toprak işleme, biçme, çapalama, el ile yolma, sökme, uygun bitki örtüsü oluşturma vb şeklinde yapılmalıdır

  • Yeni bulaşmaları ve yayılmayı önlemek için, çiftlik gübresi iyice yanmış olmalıdır.

9. Hasat

  • Kayısılarda hasat, çeşide ve tüketim amacına bağlı olarak, taze ve kurutmalık kayısı hasadı olmak üzere iki şekilde yapılır.

  • Ürün hasadında kullanılan teknik, araç ve gereçlerin organik tahribat ve kirlilik meydana getirmemesi esastır.

  • Ürünlerin elle toplanması esastır.

  • Toplayıcıların ellerinin temiz olması gerekmektedir.

  • Meyve hasadı sabahın erken saatlerinde veya akşam serinliğinde yapılmalıdır.

  • Bir bahçenin hasadı sırasında kayısı çeşitlerinin karıştırılmamasına dikkat edilmelidir.

  • Organik kayısı hasadında çalışan işçilerin eldiven kullanmaları tavsiye edilir.

  • Makine ile hasat yapılacaksa, hasat makinesi ve birlikte kullanılan malzemelerin (branda vb.) temiz olması gereklidir.

  • Temizlik ve arındırma işlemlerinde, organik tarımda (TS 12611) kullanımına izin verilenler haricinde bir madde ve yöntem kullanılmamalıdır.

10. Kurutmalık Kayısı Hasadı

  • Kurutmalık organik kayısılar meyvedeki kuru madde oranının biraz daha yükselmesi amacıyla geciktirilir.

  • Ancak, meyvenin kendiliğinden düşecek kadar olgunlaşması ve yumuşamasına izin verilmemelidir.

  • Hasat genellikle meyvelerin kuru madde oranı %24-26'ya ulaştığında yapılmalıdır.

  • Hasat zamanın belirlenmesinde uyulacak kriterler TS 2964'te belirtilmiştir.

11. Organik Kayısıların Kurutulma İşlemi

  • Organik kuru kayısının uzun süre muhafaza edilebilmesi için depolama öncesi nem içeriğinin %13'ün altına düşürülmesi gerekir.

  • Organik kayısı kurutulması açıkta ve güneş enerjili kollektörde olmak üzere iki ayrı yöntemle yapılır.

  • Organik kayısı için kükürtleme yöntemi kesinlikle kullanılmaz.

12. Açıkta Kurutma

  • Kurutma yerlerinin özellikleri TS 9951'de verilmiştir.

  • Doğrudan toprağa serilerek kurutma yerine diğerleri tercih edilmelidir.

  • Meyveler temiz bir bez  üzerine tek sıra şeklinde serilir ve iki gün kurumaya bırakılır. Daha sonra çekirdekleri elle çıkartılıp rutubet oranı %10-13'e düşünce sergiden toplanarak tahta sandıklara konulur.

13. Güneş Enerjili Kollektörde Kurutma

  • Bu kollektörler çelik konstrüksiyon ve naylon kullanılarak yapılmış, esas yapı içine konan bir fandan oluşmuştur. Ortadaki tünel içinde kerevetlerin konulması ve kolay hareketini sağlamak amacıyla çelik bir ray sistemi bulunmaktadır.

  • Meyveler 1 m x 1 m ebatındaki kerevetlere tek sıra halinde dizilir. Bu şekilde hazırlanıp doldurulan kerevetler kurutma tünellerine konur. Yaklaşık olarak 1,5 gün burada tutulduktan sonra dışarı alınır ve kerevetler üzerindeki meyvelerin çekirdekleri elle çıkartılır. Kerevetler yeniden kurutma tüneline alınıp 1 gün daha rutubet oranı %10 - %13'e düşünceye kadar bekletilir.

  • Bu süre sonunda dışarı alınarak kurumuş kayısılar toplanır ve tahta sandıklara konulur.

14. Depolama

  • Organik kayısıların konacağı depolar temiz, kuru, mantar ve böceklerden arındırılmalıdır.

  • Depolamada kullanılacak malzemeler yeni olmalı veya mevcut malzemeler kurallara uygun şekilde kir ve bulaşıklardan arındırılmış olarak kullanılmalıdır.

  • Depolarda, fena koku yayan ve ürünlere bulaşma ihtimali olan herhangi bir madde bulunmamalıdır.

  • Organik ve konvansiyonel ürünler birlikte depolanmamalıdır.

  • Temizlik, dezenfeksiyon, organik tarımda (TS 12611) kullanılmasına izin verilenler dışında herhangi bir madde kullanılmamalı ve yöntem uygulanmamalıdır.

15. Ambalajlama

  • Organik Kayısıların ambalajlanacağı yerler hakkındaki genel kurallar TS 12175'de verilmiştir.

  • Organik kayısıların ambalajları taşıma, saklama ve pazarlama süresince ürünleri iyi durumda tutacak ve sağlığa zarar vermeyecek nitelikte yeni, temiz, kuru, kokusuz, geri dönüşümleri en uygun malzemeden hazırlanmış olmalıdır.

  • Bu ambalajlama içindeki ürünün miktarına göre, tahta kasa veya karton olması tercih edilir. Dolu haldeki ambalajların 12,5 kg' ı aşmaması gereklidir.

16. Etiketleme (İşaretleme)

  • Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu tarafından organik olarak onaylanan kayısıların hasadından itibaren taşıma, işleme ve depolama ambarlarında geçici olarak da olsa içine konulduğu kapların ve ambalajların üzerinde, her hangi bir karışmaya meydan verilmemesi bakımından bir etiket bulunmalıdır.

  • Bu etikette, ürünün cinsi ve organik olduğu belirtilmeli, ayrıca üretici adı, üretim yeri ve parsel adı, parti no ve Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşunun adı veya logosu yer almalıdır.

  • Yazılarda ve etiketlerde kullanılan mürekkep ve yapıştırıcılar sağlığa zararlı olmamalıdır.

  • Nihai ambalajın üzerinde kullanılacak etikette, ürünün organik olarak üretildiği açıkça belirtilmeli ve;

  • Mevzuata uygun organik ürün logosu (sembolü),

  • Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşunun adı, kod numarası ve logosu,

  • Kontrol ve/veya Sertifikasyon Kuruluşunun bu ürün için düzenlediği sertifikanın numarası,

  • Ürünün adı,

  • Parti no,

  • Grubu,

  • Sınıfı,

  • Tipi,

  • Boyu,

  • Net kütlesi (kg),

  • Ürün yılı,

  • Üretim tarihi,

  • Ülkesi (ihraç edilecek ürünler için),

  • Üretim yeri  

  • Bu standardın işareti ve numarası,

  • Tavsiye edilen son kullanma tarihi,

  • Pazarlayıcı firmanın ticari ünvanı (veya kısaltılmış adı ya da tescilli markası) ve adresi,

  • Katkı maddelerinin ve tarım dışı içeriğinin isimleri ve miktarları (kullanıldıysa) bulunmalıdır.

  • Bu bilgiler istendiğinde Türkçe ve yabancı dille de yazılabilir.

  • Ambalaj üzerindeki bilgiler okunaklı olmalı, kolayca silinmeyecek ve bozulmayacak şekilde yazılmalı veya basılmalıdır.

  • Bunlardan başka reklam olarak ambalajın içindekilere aykırı ve aldatıcı, yanıltıcı olmamak kaydıyla yazı ve resimler konulabilir.

Farklı Dilde Kayısı İsimleri

Türkçe: Kayısı (Zerdali: tohumdan üretilmiş yabani kayısı)

İngilizce: Apricot

Fransızca: Abricot

Almanca: Aprikose

Avusturya: Marille

İtalyanca: Albicocca

İspanyolca: Albaricoque

Katalan: Albercoc

Portekizce: Alperces (damasco: yumuşak meyve etli kayısı)

Bask: ArbeletchekoHollandaca: Abrikoos

Danimarka, İsveç ve Norveçce: Abrikos

Fince: Aprikoosi

Rusça: Abrikos

Lehçe: Morela  

Macarca: Kajszibarack

Sırpça- Hırvatça: Kajsija/marelica

Rumence: Caisa

Bulgarca: Kajsiya/Zarzala

Kürtçe: Herung

Yunanistan: Prikkokkia

İbranice ve Arapça: Mishmish

Farsça: Zardalu

Çince: Xing

Japonca: Anzu

Endonezya: Aberikos

Hintçe: Zard alu, Chuari (khoomani: kurutulmuş kayısı)

Himachal Pradesh: Zardalu, Sarha, Chulli

Keşmir: Gurdalu, Cherkush

Kuaon: Chuaru, Chola, Hushmaru

Laddakh: Chult  (Pencap): Zerdalu

www.ekozelorganik.com